Reklam
Made in Japan- Bir Japon Mucizesi, SONY PDF Yazdır e-Posta

umut tarafından yazıldı.   
Cuma, 13 Ocak 2012 12:42

Japon Yapmış.. Sadece biz Türkler kullanmıyoruz bu cümleyi.

Amerika hariç, Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerinde gezdiğim (aslında çalıştığım) yıllar boyunca, pek çok dilde "Japon Yapmış,Japon Yapar " dendiğini her zaman duydum. Bunları duymadan önce,bu kitabı okudum. 

 

Yazıda kitabı okurken  aldığım notları aktarıyorum.

Bu kitabı 1993 yılında, bölümden mezun olduktan sonra, annem elime vermişti. Ne iş yapacağımı merak ediyordum. Eğitim hayatım mutlu ve sorunsuz bir şekilde hobilerim yani sıra sona ermişti. İş hayatımın mutlu ve sorunsuz olması için hobilerime uygun bir alan bulmalıydım. (Evlilik içinde aynı şeyi düşünüyordum.)

Annemin Japonya ile ilgisi yoktu, O 68 kuşağı idi. Japonya'ya olan ilgisi atom bombası hakkında merak ettiklerinin ötesine geçmemiştir. Kitabı, açar açmaz ilk satırında şöyle yazıyordu. "7 Mayıs 1946 günü öğleden sonra, yirmi kadar genç, savaşın harap ettiği Tokyo'da yanmış bir mağazanın 3. katında bir şirket kurmak için toplandık"

NOTLARIM :

(Bu notlarla 2 Mayıs 1994 sabahı Tokyo’da idim.)

İsmimiz: Akio- Aydınlanmış- Aydın anlamına gelir, Morita-san’ın babası Çin edebiyatı bir öğretmene danışarak bu adı seçmiştir. “ismim bitek prinç tarlası anlamına gelen Morita ile birleşince ömür boyu bana iyimser ve umutlu bir kimlik sağlayacaktı”

Köklerimiz: Büyük-büyük babasının davetlisi olarak Japonya’ya gelen bir Fransız, Japonya’nın en eski ve en tanınmış saki üreticisi olan Morita ailesine şarap yapımını öğretmiş.Ataları üzümden şarap yapmak için makinalar alıp, tesis kurmuş. Yani Sf.19 “Atam yeniliklere çok meraklı idi…Bir tek projenin yenilgeye uğramasıyla cesareti kırılacak ve pes edecek tipte bir adam değildi… Sanırım ısrar, direnme, sebat ve iyimserlik gibi özelliklerim bana ailemin mirası”

İnanç: Herhangi bir inanca bağlı olmak. Ailenin Eğitim Şekli: Seyahat ederek öğrenme! Başka kültürlere Merak: Morita-san’ın annesi klasik Batı müziği, keman, gramofon severmiş. Cızırtısız müzik dinleme isteği ve ilk olarak Ravel’in Bolerosunu dinlediği pikabın sesini duyuşu, elektronik merakını başlatmış.

Ronin Olmak: Efendisini kaybetmiş Samuraylar gibi, ortaokulun son sınıfında, mezun olduktan sonra fen sınavlarına girmek üzere kendi başına çalışarak sınavlara girmiş. Üniversite seçiminde de aile geleneğinin dışına çıkıp, Osaka Üniversitesini seçmiş. Yıl 1945 olduğunda ordunun emrinde bir subay olmak zorunda kalan tüm diğer üniversiteliler gibi Havacılık Teknoloji Bürosuna atanmış, hava fotoğraflarındaki elektrik çizgilerini yok etmek üzere yapacağı çalışmalar için tekrar Üniversitesine dönebilmiş.

 7 Aralık 1941 Pearl Harbor Saldırısı: Mançurya’da ülkenin güvenliği nedeni ile başlatılan işgal, 1932 yılında aşırı milliyetçilerin başlattığı 15 Mayıs 1932, 26 Şubat 1936 olayları, Pearl Harbor baskınına kadar olan sürecin kısa anlatımı. B 29 bombardımanı altında ısı izleyen silahlar, gece atışları gibi optik laboratuar çalışmalarını yürütürken, beklenen sona yaklaştığının bilinci ile verilen kararlar.

15 Ağustos 1945: Teslimiyet. Hayatını kaybeden 2milyon 750 bin pilot,asker ve subay.Mançuryada 500 bin esir.

6 Ekim 1945’de Tokyo- Nihonbaşi; Shirokiya’nın 3. Katında Tokto Telekomünikasyon Araştırma Laboratuarı tabelasını asmak.

Gotenyama: Meşhur Tepe..

7 Mayıs 1946: Tokyo Tsushin Kagyo.. Datsun kamyonet ile, hem yöneticilk yapıyor hem de mal teslim ediyorduk. Tokyo sokaklarında büyük bir kargaşa, gürültü,duman ve pis kokular hakimdi. Otomobil,kamyon ve otobüsler; kömür tozu ve çöp dahil-yanabilir tüm atıklar ile işleyebilecek şekilde değiştirilmişti!

Ibuka ve arkadaşlarının Gotenyama’daki izbe üretimhanesine rağmen, NHK’nin miksing cihazları ihalesini kazanması.

Teyp ve band: Oksalit ferrit ile tetraoksit karışımı magnetik bant. Müşteri ile bulaşamayan 35 kg ağırlığında teyp kimin işine yarayacak? Yargıtay, stenegrof,okullar..

1952: 120 mühendisin çalıştığı bir şirket. Amerika’da ses frekanslarına uygulanabilen transistör ile tanışma. O yılların “hi-fi” si.

Küçüklük öğesi eskiden beri, Japonlara çekici gelmiştir.Meskenlerimiz kutu gibidir, yelpazelerimiz katlanır, sanat eserlerimiz gayet düzenli rulolar halinde kıvrılır, koca bir kenti temsil eden paravanlarımız rulo halinde bir köşeye konabilir, aynı paravanlar zevke veya eğitim amacıyla ya da sadece odayı ikiye bölmek için açılabilir.Bizim de hedefimiz gömlek cebine sığacak kadar küçük bir radyo yapmaktı.

Pil:

Avrupa Gezisi: Volkswagen, Mercedes ve Siemens. Hollanda’da Philips. Philps, küçük bir tarım kasabasında, ileri teknoloji üreten bir marka.

 1953: İsim arayışı. Latince sonus-ses anlamında. O günlerde adadaki Amerikalı askerlerinde etkisi ile, Japonlarda Amerikan takma isimlerini kullanıyorlardı. Zeki ve genç erkek çocuklarına Sonny denir olmuştu. Sunny, sonny bu Latince kelimeye de benziyor ve pırıl pırıl, iyimser bir tını bırakıyordu. Biz de kendimizi sonny çocuklar olarak görüyorduk. Ne yazıkki sonny, Japoncada shon-ni şeklinde okunuor ve bu para kaybetme anlamına geliyordu  n harfini düşürüp Sony ‘yi yarattılar.

 1958 Sony ismi ile Tokyo Borsasına giriş.

Sony Boy- Atchan.

Zaibatsu: Eskiden kalma dev parasal gruplar. Mitsubishi, Mitsui, Sumitomo gibi şirketler ve bunlara bağlı yan kuruluşlar. Zaibatsuların ortadan kaldırılması için İşgal Kuvvetleri, Holding Şirketleri Tasfiye Komisyonu kurarak çoğunun varlıklarını dondurmuştur. Eleanor Hadley, programın yürütücüsü.

1947 Made in Japan: Amerikaya ilk satılan ürünlerde mümkün olduğu kadar küçük basılan yazı. O günlerde Japon malı denince, akla kağıt şemsiyeleri kimonolor, ucuz oyuncaklar gelirdi.

Kulaklık: Walkman ile gelen Büyük Başarı Tokyo’nun Ginza (piyasa) Caddesinde, Pazar günleri kulaklarında walkman lerle dolaşmaları için gençler tuttuk!!!

Şirketimizin Felsefesini yazmak: Kişilerin, bir ekip ruhuyla birleşip, kalplerindeki arzuları ve teknolojik yeteneklerini uygulamaya koyacakları bir iş atmosferi yaratılabilirse, böyle bir organizasyon o kişilere kelimelerle ifade edilemeyecek kadar zevk ve yarar sağlar. Ibuka-san Fason Üretim: Asla

 1959: TV ve Amerika-Japonya arası mekik dokuma ve Amerikan yaşantısının ritmini sindirmek istiyorsam burada yaşamalıyım fikrine girmesi.

1960 Ginza’da bir mağaza, tezgahtarı olmayan.Reklama hiç ihtiyaç kalmadan ünü yayıldı.

1962- Ekim :New York’ta ilk mağaza.. Hiçbir seyahat arzusu duymayan Bayan Yoshiko Morita, oğullar Hideo,Masao ve kızı Naoko ile Amerikaya taşınma. Battı Balık Yan Gider (Süperrr)

 Yoshiko hanımdan bir anı: bir gün modacı arkadaşım Issey Miyake; Yoshiko ile moda editörü Diana Vreeland’ın feci bir kavga ettiklerini anlattı. Ötekiler gibi Diana’da hiç vakit geçirmeden Yoski’yu aradı. Ne kavgası, Ne olmuştu. Ortada kavga falan yoktu, sadece Batılıların çok doğal karşıladığı bir görüş farklılığı olmuştu. Ama Japonların çoğu bu tip şeylerden kaçınırlar. Dilin yapısı ve özelliği bakımından Japonca kavga etmek çok zordur. Kasten terbiyesizlik etmeye çalışmaşsanız, Japon dili çok karmaşık olduğu için, insanı kibar olmaya zorlar. Batı tarzı tartışmalara tanık olan Japonların çoğu, bu gibi durumlarda gereğindne fazla tepki gösterme eğilimindedirler.

Japonyaya Dönüş: Babasının ölümü ile. Çocuklarını Japon eğitimine bırakmayıp, Avrupaya göndermesi.sf 122

Soyutlanmış bir Japonun dünyanın öteki kültürleri arasında yaşaması, ona dünyada bir azınlık olduğunu öğretiyor. Japonluğun değerini bilmeyi öğrenirken, dünyaya uymak zorunda olduğunu da anlıyor.

1964 Masa için hesap makinası, ve Tokyo Olimpiyat Oyunları ile renkli TV’ satışları

Klakson çalmak yasalara aykırılaştı.

Seyret: Üçüncü Adam – 1953 yılında Viyana, Müttefiklerin işgal, altındaydı, kente gidebilmek için Londra’dan özel izin almıştım. Bir süre önce Üçüncü adam filmini görmüştüm, o esrarengiz kenti gezerken bir hayli heyecanlandım. Otelim Rus Bölgesindeydi, kimseyle konuşmadan,etrafta olup bitenleri gözlüyordum.Viyana Filarmoni Orkestrasını seyretmeye gittim. Karajan ile tanıştım, elektronik işinde olduğumu ve typ yaptığımı anlattım: ”Bay Morita Max Grundig’i tanıyor munuz, onunla mutlaka görüşün” dedi.

Yönetim Üzerine Sözleri:

- Hiçbir teori, plan ya da devlet politikası bir işi başarıya götürmez; bunu ancak insanlar gerçekleştirebilir.

- Bu basit yönetim anlayışının dünyanın hiçbir yerinde uygulandığını görmedim, ama sistemin yürüdüğünü biz Japonlar yeterince kanıtladık.

- İşinizin kaderi, işe aldığınız en genç elemana bağlıdır.

- Önümüzdeki birkaç ay içinde burada mutlu ya da mutsuz olacağınıza siz karar vereceksiniz. Sizi seçmemize karşın, yönetim olarak başkalarını mutlu etmek elimizde değil. Mutluluğu kendiniz yaratmalısınız.

 - Her elemanımızdan yılda sekiz öneri alırız. - Uzun süre birlikte çalışan işçiler, kendi kendilerini teşvik ederler, bunu da gerçekleştirenler, genç elemanlardır.

 - Sorumlulukları katı bir şekilde tanımlamak doğru bir iş değildir.

- Kimin hata yaptığını sormak kabalıktır, hataya neyin neden olduğu önemlidir.

 - Kardan başka bir şey düşünmezseniz, gelecekteki fırsatları göremezsiniz.

- Japonlar, uzun yıllar yaratıcılıktan çok taklitçilikle suçlanmışlardır. Çocukluktan itibaren taklit ederek öğreniriz, öğrenmenin Japonca karşılığı olan manabu, manebu yani taklit etmekten gelir. Sanayide en önemli öğe, teknolojide-ürün planlamada ve pazarlamada yaratıcılıktır.

- Yaratıcılığı ortaya çıkarmada benim bulduğum çözüm yolu, daima bir hedef koymaktır.

GÜVEN: Güvenilir bir yönetici durumunda olan kişi, Japonya’da bu durumunu istismar ederse, gerçekten aşağılanır ve Avrupa ile Amerika’da olduğu gibi art arda şirketlere zarar veremez.

DÜRÜSTLÜK: 55 yada 60 yaşında emekliye ayrılıp, eski işinden daha alt düzeyde bir iş yaparak para kazanan bir adamı kimse küçümsemez.

ÇALIŞMAK: İnsanların tatmin olmak niçin çalıştıklarına inanırım. Amerika’da reklamların, hayattaki en tatmin edici amacın eğlenmek olduğunu gösterdiklerini biliyorum ama Japonya’da amacımız bu değildir.

Sony herkesin aynı anda tatil yapması için yazın fabrikasını kapatan ilk Japon şirketlerinden biridir.

Amerikan şirketlerinin tuğla duvarlı, Japon şirketlerinin ise taş duvarlı olduğundan sıksık söz ederim. Yönetici, tıpkı bir taş ustası gibi, bu yontulmamış taşları mümkün olan en iyi yolla bir araya getirmek zorundadır. Yönetici nasıl duvar öreceğini bilmelidir. Japon sisteminde oybirliği demek,oybirliği zeminini oluşturmak demektir.

Teknolojiyi öğrenmek biz Japonların bir yaşam tarzıdır. Geçmişe bağlı kalmak ne hoş bir şeydir, ne de mümkündür.

Biz made in japan sözlerini ürkütücü olmaktan çıkarıp, hoş bir imaja dönüştürerek başardık.

Başarı sadece iradenin gücüne dayanmaktadır.

Ölüm: 3 Ekim 1999

 

Kendime bir Yoshiko “eş” bulmalıyım.

Adıma Umut deyip, beni mutlandıran aileme minnettarım.

Yazıma 3.adam filminin müziklerinin ustasına ait bir video'yu ekledim ..

http://www.youtube.com/watch?v=lZZHq2JSnnE&feature=related

Umut Elvankan

 Elektronik Mühendisi

Son Güncelleme: Cuma, 13 Ocak 2012 14:22
 




Arama

Üye Girişi



Etkinlik Takvimi (Events)

Last month January 2018 Next month
S M T W T F S
week 1 1 2 3 4 5 6
week 2 7 8 9 10 11 12 13
week 3 14 15 16 17 18 19 20
week 4 21 22 23 24 25 26 27
week 5 28 29 30 31

Galeri

Anketler