Reklam
国境の南、太陽の西 PDF Yazdır e-Posta

BARAN SOYKAN tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 17 Eylül 2012 06:15

Seni herşeyinle alırım. Bunu anlıyor musun ?

Bunun ne anlama geldiğinin farkında mısın ?

Sanıyorum herkesin bir favori bölümü yada bir cümlesi vardır okuduğu her kitapta.Bu bazen bir diyalog veya bir cümle hatta, ardarda gelen 2 kelime bile olabilir.

Eminim ki bundan sonra ne zaman kitaplığımda bu kitabı görsem yukarıda yazan iki cümleyi hatırlayacağım. Bana kalırsa kitabın en vurucu en can alıcı cümleleriydi, okuyucuyu derinden sarsan iki kısa cümle. Tabi iş sadece cümlede değil, okuyucuyu o ana hazırlayan yazarın empatik zekasında bitiyor.

Bahsettiğim, Murakami'nin "Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında" kitabı. Kitap yazarın en kısa romanı, birinci tekil şahıs şeklinde yazılmış. Yani başkarakterin ağazından tam 187 sayfa o anlatıyor biz dinliyoruz.



Hikaye "Hacime" adlı bir karakterin; "4 Ocak 1951 benim doğum günüm" cümlesiyle başlayor.



(Bu cümleyi okur okumaz wikipedia'dan Murakami'nin doğum tarihini kontrol ettim, çünkü kitap Murakaminin kendi hayatından çok fazla kesite barındırıyor, ki bence kitabın en ilgi çekici yanlarından birisi de bu.)

Kitabın Japonca ilk baskısı

Kitabın genel konusu; baş karakterimiz atek çocuk olmasından dolayı ilkokul çağlarında diğer çocular tarafından dışlandığını hisseder. Neredeyse herkesin gözünde o, şımarık ve bencil bir çocuktur. Ta ki Şimomoto ile tanışana dek.
Şimamoto da Hacime gibi tek çocuktur, bu ortak nokta onları birbirlerine yakınlaştırır. Bir süre sonra okul dönüşü jazz plakları dinlemeye, birlikte okula gidip gelmeye neredeyse bütün vakitlerini birlikte geçirmeye başlarlar.

Hacime de bu yakınlaşmadan dolayı Şimamoto'ya arkadaşlıktan çok daha öte hisler beslemeye başlamıştır ama Şimamoto da aynı şeyleri kendisine karşı hissedip hissetmediğinde emin değildir.

 

Yaşları ilerler ve Hacime ailesi ile birlikte başka bir mahalleye taşınır ve farklı bir ortaokula yazılır. Artık arklı okullarda olmalarından eskisi gibi görüşemezler, bir süre sonra iletişimleri tamamen kopar.



Fakat Hacime-san Şimamoto'yu hiçbir zaman unutmaz ve ona karşı içinde hissetiği sevgi hiç azalmaz.


Buradan itibaren kitap çok hızlı bir anlatımla devam ediyor ve Hacimenin 30 yaşına geliyor.



Evleniyor, dişe dokunur bir maddi varlık elde ediyor, eşi ve çocukları ile mutlu, sade bir hayat sürüyor... Ta ki Şimamoto' yu Tokyo'nun kalabalık sokaklarında tekrar görene kadar.



Açıkçası kitap çok sürükleyici, bir gün boyunca elimden düşürmeden okudum ve bitirdim; sonrada kendimi elimde kitap boş boş duvarlara bakarken buldum. Murakami karakterilerin duygularını, kendine özgü betimleme ve somut anlatımıyla o kadar güzel kaleme almış ki, insan her sayfasında ve her karakterde kendinden birşeyler buluyor, kitapla bütünleşiyor.



Şimdiye kadar okumadıysanız bir an önce okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum, her satırının tadını çıkarın...



Son Güncelleme: Pazartesi, 17 Eylül 2012 10:05
 




Arama

Üye Girişi



Etkinlik Takvimi (Events)

Last month January 2018 Next month
S M T W T F S
week 1 1 2 3 4 5 6
week 2 7 8 9 10 11 12 13
week 3 14 15 16 17 18 19 20
week 4 21 22 23 24 25 26 27
week 5 28 29 30 31

Galeri

Anketler